ayrımcılık

Eşitlik insanların tarih boyunca uğruna savaştığı en önemli ilkelerden birisi olmuştur. Hayatın her alanında bu kavram benimsendiğinde insan hak ettiği noktaya daha kolay ve çabuk ulaşır. Aynı zamanda ayrımcılık kavramının da önünde duran en önemli engel olacaktır.

Günümüzde iş arayan herkesin de yakından bileceği üzere firmaların, kurumların iş ilanlarını incelediğimizde çoğu zaman dikkat çeken, ayrımcılık içeren beklenti ve isteklerin sıralandığıdır. Örneğin, bir yönetici asistanı ilanında “20-35 yaş arası bayan eleman alınacaktır” diye belirtildiğinde yalnızca farklı yaş gruplarını dışarda bırakmakla kalmazsınız. Aynı zamanda asistanlık işini sadece kadınların yapabileceği bir işmiş gibi sunmuş olursunuz.

İş ilanlarındaki ayrımcılığın en başında belki de cinsiyete dayalı ayrımcılık gelmektedir. Yukarıdaki örnek erkeklerin dışarıda bırakılmasına ilişkindir ancak genel olarak kadınların hayatında da birçok faktör vardır. Bunlara evlilği, eşi, çocuğu örnek verebiliriz. Bu faktörler devreye girdiğinde, kadının ilk bırakıp vazgeçecekleri şeyin işleri olduğuna dair yerleşik bir algı vardır. Bu sebeple kadınlara “geçici çalışan” gözüyle bakılır. Bu da o pozisyona ne kadar uygun olursa olsun, kadınların tercih edilmesini erkeklere oranla düşürmektedir.

İş ilanlarında göze çarpan, ayrımcılık yaratan maddelerden birisi de kişinin mezun olduğu üniversitenin adının belirtilmesidir. Bazı okullar diğerlerine göre daha köklü ve başarılıdır. Ancak bu durum kişisel yetenek ve iş becerisini belirlemez. Kişi belki de  ekonomik sebeplerden dolayı ailesinin yaşadığı şehirden üniversite için ayrılmamıştır. Bu sebebi yaşayan bir gence daha iş hayatının başında ‘ceza kesilip’ fırsat tanınmaması adil değildir. Diğer bir yandan, toplumda çoğunluğun mensup olduğu din kendinden farklı olanı zamanla sistemin dışına itmektedir. Belki de en sık yaşanan ama dile getirilemeyen ayrımcılık türü din ve inanç ayrımcılığıdır. Oysa ki sadece din adamları söz konusu olduğunda inançları ve istihdam edildikleri alan aynı olmalıdır. Bunların dışında, iş arayanların çok büyük bir kısmı ırk ve etnik kökene, cinsel tercihe, engelliliğe, yaşa, medeni duruma dayalı daha birçok farklı ayrımcılıkla karşı karşıya kalmaktadırlar.

Doğru İlan Şekli Nasıldır?

Avrupa Birliği CV formatını incelediğinizde adaydan herhangi bir fotoğraf beklentisi olmadığını görürsünüz. Bir kişinin nasıl göründüğünden çok eğitim, meslek, referans bilgileriyle ilgilenirler. Bir kişinin göze güzel gözükmesiyle ya da kilosuyla yaptığı işin ilişkilendirilmemesi şekilciliğin önüne geçer. Aynı zamanda adayları da iş başvurusu esnasında eşit kılar.

Türkiye’de Durum Nedir?

Tüm bu ayrımcılığın önüne geçebilmek için 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu madde 3’ü incelediğinizde Eşitlik İlkesi ve Ayrımcılık Yasağı başlığının altında; ‘’cinsiyet, ırk, renk, dil, din, inanç, mezhep, felsefi ve siyasi görüş, etnik köken, servet, doğum, medeni hâl, sağlık durumu, engellilik ve yaş temellerine dayalı ayrımcılık yasaktır.’’ hükmünü görürsünüz. Aynı zamanda hangi durumların ayrımcılık sayılamayacağı da yine aynı kanunun 7. maddesinde açıkça belirtmiştir. Ayrımcılığın bütün dünyada çözüme muhtaç bir problem olduğunu, sadece bizim ülkemizde yaşanmadığını da belirtmek gerekir. Nitekim, II. Dünya Savaşı’ndan sonra 10 Aralık 1948 tarihinde Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından kabul edilen İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin temelini işte bu hak ve özgürlükler oluşturur.

Sonuçta her insanın, her farklı karakterin kendine ait bir rengi vardır. Bir iş yerinde toplumun farklı kesimlerini temsil eden çalışanlar olduğunda herkese hitap edebilirsiniz. Bu günlerde çoğulcu yaklaşım, hayatın farklı renklerinin harmanlanmasının tamamen avantaja döndüğü zamanlardır. Dilerim karşılaştığımız iş ilanlarını hazırlayanlar tüm bunları göz önünde bulundurarak daha sağduyulu davranırlar.

 

Deniz Elmastaşı

 

//ik-der.org/wp-content/uploads/2019/11/11111-1.png

”İK-DER olarak kültürümüzde yer alan imece usulünü mesleğimiz ile harmanlayarak, ülkemizde emsal teşkil edecek bir oluşum haline geleceği inancı ile giderek büyüyen bir aile olmak için var gücümüzle çalışıyoruz.”

ÇALIŞMA OFİSİMİZ

Cihan Sokak No:10/2 Sıhhiye/Ankara

E-Posta: bilgi@ik-der.org